Yine sıkıntısız bir geceydi. Fakat sabah uyandığımda dünkü fazla hareketlerimin sonucu gelişen sağ ayaktaki hafif kanamanın durmadığını, bandaja kadar çıktığını gördüm. Bir de boynum tutulmuş 😅
Kahvaltıdan evvel hastaneyi arayıp pansumana gerek olup olmadığını sordum, evet gelin dediler. Saat 11 gibi evimize yakın olduğu için Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi’ne gittik, acilden giriş yapıp durumu anlattık. Pansumanımı özenle yaptılar, içimiz rahat evimize geri döndük. 
Öğlen annem ve babam 3 çeşit yemekle kapımızı çaldılar. Annem ve babam hem hastanede hem de evde büyük destek oluyorlar bana, sağolsunlar. Hep beraber güzel bir yemek yedik.

Gün boyu hiç ağrım olmadı, ayakkabıya iyice alıştım ama biraz kendimi frenleyip çok da fazla yürümedim. 

Arya Ece ayaktayken kucağıma alamadığım için biraz üzgün, biraz tepkili, üstelik bir de ateşi var. Ben pansumanımı yaptırırken Barış da onu doktora gösterdi, viral bir şeye benziyormuş, boğaz kültürü için örnek alındı, 2 gün sonra sonuç çıkacak. Bu süre içerisinde ateş düşürücüler ile durumu idare edeceğiz:( 

Gece ağrısız ama yine de uykusuz geçti. Arya Ece’nin ateşini kontrol etmek için devamlı uyandım. Beni rahatsız eden tek şey boynumun ağrısı 😦

Reklamlar

Sabah yine güzel uyandım. Bugün büyük gün, taburcu oluyorum. Sabahtan Oğuz Bey ziyaretime geldi ve pansumanımı yaptı. Sağ ayağım biraz kızarmış ve ödem yapmış, bu nedenle her ihtimale karşı 10 gün antibiyotik kullanmam gerekecekmiş. Öğlene doğru taburcu işlemleri başladı. Saat 13:00 gibi hastaneden çıktık. Çıkış öncesinde halluks valgus ayakkabısı denen bir ayakkabı verildi, korkunç görünümlü ama bu ayakkabı ile gerçekten çok güzel yürünüyor. Tabanın ön tarafı en olarak daha kısa yapıldığı için yürürken bütün güç topuk tarafında oluyor ve parmaklar kesinlikle acımıyor. Aynı zamanda yürürken destek olması için bir yürüteç de satın aldık, en azından ilk günler alışana kadar rahat ederim diye düşündük. İlaç olarak ilk 10 gün süre ile günde bir defa göbeğe uygulanacak kan sulandırıcı iğne, günde 2 defa ağrı kesici ve yine günde iki defa antibiyotik verildi. İkinci 10 günde sadece ağızdan günde bir defa kan sulandırıcı ilaç kullanacağım.

Ayakkabının vermiş olduğu konfor ile evin içinde biraz fazla dolandım, hatta ayaklarımı streçle sarıp oturarak banyo bile yaptım. Amaa bir de baktım ki sağ ayağım kanamış malesef. İşte bu biraz moralimi bozdu. Demek ki ayakkabıya güvenip çok da ortalarda dolaşmamak gerek..

Ayakkabılarım şöyle;


Akşam biraz ağrım oldu, fakat ikinci gece gibi değildi, ağrı kesici içtim ve çok geçmeden kesildi.

Arya Ece beni görünce çok şaşırmadı nedense, tabi bunda getirdiğimiz balonların ve oyuncağın da etkisi olabilir:) Kızımı çok özlemişim, o da beni özlemiş doğal olarak, bütün gün dibimden ayrılmadı, öğle uykusunu kucak kucağa yaptık, gece de aynı şekilde uyuduk. Bu gece de gayet güzel geçti.

Bu arada Acıbadem Kozyatağı Hastanesinin tüm personeline sonsuz teşekkür ediyorum. Doktorlarım Mustafa Karahan ve Oğuz Durakbaşa başta olmak üzere, hemşireler, misafir ilişkileri, oda servisi son derece ilgili ve güleryüzlüydü. Yemekler çok güzeldi. Tüm sorduğum sorulara sabırla cevap verdiler, tabiri caiz ise bir dediğimi iki etmediler. 4 gün hastanedeydim ama konforum o kadar iyiydi ki neredeyse bana hastane olduğumu hissettirmediler diyebilirim. Tabi ki kimsenin hastane ile işi olmasın ama oldu da benim gibi bir tercih yapmanız gerekirse Acıbadem Grubu Hastanelerini gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz, tavsiye edebilirim.

Sevgiler

Dün geceki aşırı rahat uykudan sonra sabah erkenden uyandım. Minimal düzeyde bir ağrı ile güne başladım. Sadece sabah tuvalete gitmek için ayaklandıktan sonra bir ağrı yükselmesi oldu, yatağa geri döndükten sonra yapılan buz kompresinden sonra o da hafifledi. Tüm gün gayet huzurlu ve sakin bir gün geçirdim. Aslında bugün eve çıkabiliyorduk ama dün akşamki ağrı atağından sonra bu gece de burada kalmayı tercih ettik, zaten doktorlar da öyle uygun gördü sağolsunlar. Bütün gün gayet iyiydim. Epidural katateri yarın çıkartılacak çünkü akşam üzeri kan sulandırıcı iğne yapıldığı için üzerinden en az 8 saat geçmesi gerekiyormuş.

Çok sevdiğim arkadaşlarım Burcu ve İlknur ziyaretime geldi 🙂 Çok mutlu oldum.


Akşam üstü sonda çıkarıldı. Saat 20:00 gibi tuvalete yürüdüm ve sonra olaylar gelişti. Hafif hafif ağrı gelmeye başladı, zaman geçtikçe artıyordu. İki saat kadar sabrettim sonra ağrı kesici serum bağlandı. Epidural ağrı kesici için butona da bastım. Ağrı dün akşamki kadar çok değildi ama yine de fazlaydı işte. Gece yarısına doğru azaldı ve neredeyse tamamen geçti. Bütün gece yine çok rahat uyudum.

Bu arada 2 gecedir refakatçi olarak annem yanımda kalıyor. Eşim Barış ilk gece refakat etti, daha sonraki günler 3 yaşındaki kızımız Arya Ece’nin yanındaydı. Kızım etkilenmesin (ya da en az etkilensin) diye hastane/ameliyat gibi şeylerden bahsetmedik, beni şu an iş seyahatinde sanıyor. Tüm gün okulda olduğu için oyalanıyor ama geceleri babasıyla olması önemli diye düşündük. Akşamları görüntülü konuşuyoruz. Görüşürken normal görünmeye çalışıyorum ama kapattıktan sonra keyfim kaçıyor, kokusu burnumda tütüyor. Tabi malesef gece uykuları huzursuzlaşmış, annem nerede, anneme gidelim diyormuş uyku aralarında. Kimse evlatlarından ayrılmasın, kimse annesinden uzak kalmasın dilerim..

Gece yapılan ağrı kesici serum sayesinde neredeyse sabaha kadar deliksiz uyudum. Sabah alışkanlıkla saat 06:00 gibi uyandım. Hafif ağrım vardı, cihazın butonuna bastım rahatladım.

Saat 08:00 civarında ameliyat ekibinden Doç.Dr.Oğuz Durakbaşa ziyarete geldi. Sağ ayağımın kanaması kesilmemiş, hatta kan izleri bandaja kadar çıkmıştı. Pansuman için önce sağ sonra da sol ayağım açıldı. Sol ayağım biraz şişmiş ve kesiği sağ ayaktakinden sanki biraz daha fazla. Pansuman esnasında sol ayağım da kanamaya başladı ve canım çok acıdı. Bittikten sonra sol ayağım epeyce ağrıyordu. Ağrı kesici yapılmasını istedik, serum takıldı, hemen etki etti, rahatlayıp bir güzel uyumuşum 🙂

Saat 11:45 gibi ameliyatımı gerçekleştiren doktorum Prof.Dr. Mustafa Karahan ziyarete geldi, ayağımda daha fazla ödem olmasını bekliyormuş, gayet iyi durumda olduğunu söyledi. Bugün öğleden sonra topuklara basarak yürütmeyi deneyeceklerini söyledi, sevindim 🙂

Sevindim sevinmesine ama ilk denemede ayağa kalkamadım. İkinci denemede topuklarımın üzerinde biraz da dışa doğru basarak yürümeyi başardım, tabi ki yürüteç ve 2 kişi yardımıyla 🙂 fakat 10.adımda midem bulanmaya başladı, hemen yatağıma geri döndüm. 10 dakika sonra yeniden denedim, bu sefer midem bulanmadı.

Saat 15:30 gibi yeni ayaklarımın röntgenini çekmek üzere radyoloji bölümüne gittik. Tekerlekli sandalyeye ve röntgen masasına oturabilmek için yine ayağa kalkmam gerekti, bu sefer sıkıntı olmadı.

Akşam üzeri arkadaşlarım, kuzenlerim ziyaretime geldi. Saat 9 gibi son ziyaretçilerimizi uğurlarken ağrılarım başladı. Şimdiye kadarki en şiddetli ve ısrarcı ağrılardı bunlar. Önce damar yolundan ağrı kesici verildi, işe yaramadı. İki doz epiduralden ağrı kesici gönderdim, yine işe yaramadı. Saat 23:00 civarında voltaren iğne yapıldı ve nihayet etki etmeye başladı. Sonrasında bütün gece neredeyse kolumu bile kaldırmadan uyudum diyebilirim.

19 Temmuz Çarşamba sabahı saat 06:50 gibi eşimle birlikte Koztayağı Acıbadem Hastanesi’ne giriş yaptık, 07:00 gibi odamızdaydık. Ameliyat kıyafetimi giydim ve saat 08:00 civarında beni ameliyathaneye indirdiler.

İşte ayaklarımın ameliyat öncesi hali:


Ameliyathanede damar yolundan sakinleştirici bir iğne yaparak spinal-epidural anestezi işlemlerini yapabilmek için yan dönmemi istediler, yan döndüğümü hatırlıyorum ama sonrası yok, böylelikle gözümde büyüterek çok acı çekeceğimi düşündüğüm omuriliğe iğne yapılması, kataterin takılması gibi işlemleri hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde bacaklarım uyuşmaya başlamıştı. Sonra uyuklamaya devam ettim. İlk uyanmam sol ayağımın ameliyatı devam ederken oldu, sanırım saat 09:45’ti. Sol tarafımdaki ekrandan anlık çekilen grafileri izledim. Sonra hemşireye uyumak istediğimi söyledim, o da damar yolundan sakinleştirici verdi ve uyudum. Arada gözlerimi açtığımda 1 saat/45 dakika geçmiş oluyordu. Kendimde olduğum zamanlarda yapılan işlemlerden, konuşmalardan çok rahatsız olacağımı düşünmüştüm ama öyle olmadı, daha doğrusu öyle sakinleşmişim ki bütün bunlar umrumda bile olmadı.

İki ayağımın da düzeltildiği bu ameliyat saat 11:40’da tamamlandı. Ayaklarım bandajlandı. Beni ayılma odası denen tarafa aldılar. Bana ameliyat öncesi hem spinal hem de epidural yani kombine anestezi uygulandı. Epidural anestezi ameliyat sonrasını daha rahat geçirebilmek için önemli, çünkü epidural anestezi kataterine hasta kontrollü analjezi/ağrı kesici cihazı denen bir cihaz bağlandı, böylelikle ağrı geldiğinde düğmesine basarak belimdeki kataterle bünyeye ağrı kesici gönderebiliyorum. (Ağrı kesici demek ne kadar doğru bilmiyorum tabi, butona basınca ayaklarım uyuşuyor çünkü, lokal anestezi demek daha doğru olabilir.) Ayılma odasında beklerken hemşire ağrı kesicileri hazırladı, cihaza yerleştirdi ve ben saat 12:20 gibi odama geri geldim.

Sonrasındaki bir kaç saat için hatırladıklarım birbirine karışıyor:) yarı uyur yarı uyanık ve de belden aşağısı uyuşuk olarak akşam üstü oldu. Ayaklarımın üzerinde devamlı buz var. Doktorum akşam üstü ziyaretinde sağ ayakta biraz kanama olduğunu görünce pansuman yapmak için bandajları açtı ve ayağımı öylelikle görebildim. Baş parmağım artık yamuk değil:)))

Bu süreçte beni en çok rahatsız eden şey idrara çıkamamak oldu, mesanem dolu olmasına rağmen yapamıyordum, sonunda saat 20:00 gibi sonda takıldı da ondan sonra rahatladım.

Ayaklarım bandajlı ve evet biraz ağrı oldu ama öyle dayanılamayacak gibi değildi. Ağrı butonu da oldukça işe yaradı, ondaki tek sıkıntı da bence ayakların uyuşukluğunun geçmeye başladığı süreç, devamlı bir karıncalanma hissi bir süre sonra sinir bozabiliyor.

Gece 24:00 gibi damardan bir ağrı kesici yapıldı ve ben sabaha kadar neredeyse mışıl mışıl uyudum, bence ilk gece için mucize gibi bir şey 🙂

Halluks Valgus..

Ayak başparmağı etrafında özellikle eklemi korumakla görevli olan yağ yastıkçığı vardır. Fakat bazı deformeler sonucunda ayakkabı içinde rahatsız olan ve fazla basınç altında kalan bölgeler oluşur ve bunun sonucunda gözle görülebilir derecede büyüme meydana gelir. Bu doku büyüdükçe ayağa uygulanan basınç artar ve bunun sonucunda şişlik ve kızarıklık oluşur. Halluks Valgus’a tıpta Bunyon adı ile de bilinir. Adını Latince ayak başparmağı anlamına gelen ‘Hallux’ kelimesinden almıştır. Vücutta oluşan deformeye ve buna bağlı olarak şişkinliğe ifade eden bir tıp terimidir. Bu terim ilk olarak 1871 yılında Carl Huster tarafından kullanılmıştır. Normal bir insanın vücudunda ayak başparmağı ayağa paralel yani düz bir şekilde durur. Bu Halluks Valgus hastalığına sahip olan hastalığına sahip olan hastalarda ise ayak başparmağı ayağın dış tarafına doğru meyillidir. Bu durum ayakta basıncın artmasına sebep olur ve ayak başparmağının üst kısmında şişlik oluşur. Aslında “Bunyon” kelimesi bu şişliği ifade eder. “Bunyon” kelimesi bu oluşan şişlik turpa benzetildiği için turp anlamında “Bunion” kelimesinden gelir.
Halluks Valgus hastalığının en çok görüldüğü kişiler ‘Moda Ayakkabı’ olarak adlandırılan genelde ucu sivri, yüksek topuklu ayakkabı giyen kişilerdir. Bayanların gündelik hayatta sıklıkla topuklu ayakkabı tercih etmeler, bu hastalığın onlarda görülmesinin en büyük sebebidir.

Halluks Valgus Nedenleri

Halluks Valgus hastalığının en belirgin sebebi sağlıksız ve rahat olmayan ayakkabıların tercih edilmesidir. Özellikle dar, yüksek topuklu ve ince tabanlı ayakkabıları tercih edenlerin Halluks Valgus olma riski yüksektir. Diğer bir neden ise Halluks Valgus genetiktir. Ailesinde bu rahatsızlığa sahip bir kişinin Halluks Valgus olma olasılığı ailesinde bu durum görülmemiş bir kişiye göre daha fazladır.
Halluks Valgus Belirtileri

Ayak başparmağında oluşan kızarıklık ve şişliktir. Diğer bir belirti ise ayağa uygun olmayan ayakkabılar giyildikten sonra ayak başparmağında oluşan ağrılardır.
Halluks Valgus Tedavi Yöntemleri

Halluks Valgus hastalığının asıl tedavisi ameliyat ile yapılmaktadır. Fakat bazı hastalara ameliyat tercih edilmeden önce belirli bir süre daha rahat ayakkabılar kullanmaları önerilir ve bu sürede hasta incelemeye alınır. Fakat hastanın rahat spor ayakkabı kullanmasına rağmen ayak başparmağında oluşan ağrı, kızarıklık ve şişkinlik devam ediyorsa hasta ameliyata alınır. Bu hastalığın tedavisinde Artrodez, Ekzastektomi, Osteotomi, Rezeksiyon Artroplastisi gibi operasyonlar uygulanır. Bu operasyonlarda uygulanan yöntemler birbirleri ile benzerlik gösterir. Kısaca ifade etmek gerekirse dışarıya doğru meyillinmiş kemiği yeniden eski pozisyona getirmektir. Bu ameliyatlar da hastanın yaşı, ayak başparmağında oluşan hasarın büyük önemi vardır.

Halluks Valgus Ameliyatı Sonrası

Halluks Valgus ameliyatı sonrası hasta için çok önemlidir. Ameliyat sonrası 3 döneme ayrılır.

Birinci dönemde hasta tuvalet ihtiyacı dışında hareket etmemeli ve ev içinde dinlenmelidir. Bu dönem hastaya ve geçirilen operasyona göre değişiklik gösterebilir fakat ortalama 2 ile 6 hafta arasında değişir. Ayrıca bu dönemde hastalar bu hastalık için yapılan özel ayakkabılar ile hareket etmelidir. Böylelikle ayağın şişmesi engellenir.

İkinci dönemde ise hastalar rahat, ortopedik ayakkabılar ile hareket etmek zorundadır. Hastalar bu dönemde normal hayatlarına devam edebilirler. Bu dönem de ortalama 6 hafta sürer.

Üçüncü dönem ise hastaların tamamen iyileştiği dönemdir. Normal ayakkabı ile hareket edebilirler. Fakat her ihtimale karşılık ayakkabı seçme konusunda dikkatli olmaları gerekir.

Kaynak: http://www.fulyaayakcerrahisi.com/halluks-valgus-bas-parmak-cikintisi/

Şimdi ben bu bilgileri neden yazdım? Çünkü uzun yıllardır bu sıkıntıdan muzdaribim ve 19 Temmuz 2017 Çarşamba günü iki ayağım ameliyat edilecek. Ameliyatımı Kozyatağı Acıbadem Hastanesinde Prof. Dr. Mustafa Karahan gerçekleştirecek. Sonrasında düzenli olarak neler yaşadığımı burada paylaşacağım.

Sağlıklı günler dilerim..

Arya Ece 1 yaşındaa!

10.06.2015 günü kızımız 1 yaşına girdi. Doğum günü partisini 14.06 Pazar günü Ataşehir’deki Lafuga Event’te gerçekleştirdik. Nice mutlu yıllar canım kızım..
   
    
    
    
    
    
   

İşe dönüş..

Bugün işe döndüm. Sabah evden çıkışım çok dramatik olsa da ilerleyen saatlerde kendimi daha iyi hissettim. Elimde telefon bol bol kameralara bağlanıp kızımı seyretmedim değil ama en azından gözümden yaş gelmedi.. Birazdan anne olarak ilk iş günüm bitecek ve ben koşa koşa kızıma gideceğim. Umarım Ece için de kolay bir gün olmuştur.. Allah tüm çalışan annelere dayanma gücü versin..

Mutlu yıllarr

Sevdiklerimiz ile birlikte sağlık, mutluluk, huzur, bolluk, bereket, barış dolu bir yıl diliyorum. Yeni yılınız kutlu olsun.

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/b34/41921942/files/2014/12/img_3059.jpg

Değişim..

Çocuklu arkadaşlarım hiç bir şeye vakit bulamıyoruz derken abartmıyorlarmış 😳 Hayatımdaki herşey Arya Ece.. Günlerce duş alma, haftalarca küveti doldurma hayalleri tam fırsatını bulmuşken kendini tatlı uykulara feda etti. Duş sonrası ıslak saçlar sıkıca topuz yapıldı, iki gün o saç kurumadı. Kirpiklere sürülen rimel çıkartılmayı unutulduğu gibi üç gün boyunca aynaya da bakılmadığı için akmış rimelle gezildi. Yemek yapmak zaten büyük lüks.. Ya üç aydır bir kelime bile yazmamışım.. Neyse bebek sahibi olan herkes zaten bu listenin ne şekilde uzadığını gayet iyi biliyor, ben uzatmayacağım😊

Geçen süre zarfında kendi kişisel bakım ve ihtiyaçlarımdan ödün verdim evet ama Arya Ece’nin herşeyi ile kendim ilgilendim. Annem çalıştığı ve kayınvalidem de uzakta olduğu için malesef destek konusunda çok şanssızız. Bebek bakımında özellikle ilk bir iki ay annelerinden destek alanlar kıymetini bilsin lütfen. Zor olmadı mı evet bazı zamanlar gerçekten zordu ama bütününe bakınca çok da keyif aldığımı görüyorum, iyi ki de öyle olmuş, dolu dolu yaşadım kızımı.. Şükürler olsun.. Kasım ayında, Ece tam beş aylık olduğunda yatılı bakıcımız başladı ve hayat biraz daha kolaylaştı, şimdi düzenli olarak banyo yapabiliyorum 😂😂 Evde yatılı bakıcı olması bir çok açıdan zor olsa da faydaları büyük. (İşyerim nisan ayında avrupa yakasına taşınacağı için eve işten dönüş saatlerim biraz geç olacağından biz yatılı bakıcı ile ilerleme kararı aldık.) Bu arada 2 Ocak 2015 itibariyle işe dönüyorum. Doğum iznimin üzerine yıllık izin, bir ay ücretsiz izin ve süt izinlerimi de birleştirerek kullanınca kızımı 7 aylık yapıp işe dönmüş oluyorum, daha ne olsun değil mi? Buna da şükür, bir çok kişi 3 aylık bebeğini bırakıp işe dönmek zorunda kalıyor..

Eveet bütün bunlar olurken hanım kızımız da 6 aylık oluverdiii.. Ek gıdaya geçiş yaptık. Emeklemesine az kaldı, sürünerek her yere gidiyor ama 😊

İşte karşınızda 6 aylık Arya Ece

Sevgiler

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/b34/41921942/files/2014/12/img_2869.jpg

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/b34/41921942/files/2014/12/img_2769.jpg

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/b34/41921942/files/2014/12/img_2860.jpg

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/b34/41921942/files/2014/12/img_2956.jpg