Transferden sonraki ilk iki gün minimum hareket ettim, genelde yattım ama gerçekten çok sıkıldım. Diziydi filmdi derken geçti gitti. Pazartesi’den itibaren daha önce çerçevesini oluşturduğum 1000 parçalık puzzle’a devam ettim, hırs yaptım herhalde Çarşamba öğlen bitirdim. Sonra Ayşe Kulin’in “Bora’nın kitabı”na başlamıştım, o da bitiverdi. Televizyon çok izleyemiyorum ama bir iki tane dvd izledim. bugünden itibaren Babannem’den aldığım eski fotoğrafların scan edilmesi işine başladım, şimdiye kadar 105 tane scan ettim, 300 tane daha vardır, nereden baksan bir iki gün oyalar beni..
 
Gün içerisinde uyuyamadım hiç. Aksi gibi de hava ne kadar güzel bu hafta, benim evde oturmam gereken haftaya denk geldi pastırma yazı. Balkondan seyretmekle yetiniyorum. 
 
Bunların dışında vaktim yemek yemek ve ilac almakla geçiyor. Gün boyunca bir litre süt, iki litre kadar da su iciyorum. Şu yeni iğneyi nihayet yapmayı öğrendim, artık morarmıyor iğne yerleri. Sindirimim düzene girdi, gayet rahatım yani.
 
Vücudumda fiziksel olarak bir degisiklik yok. Arada sırada kasıklarımda karıncalanma hissi var gibi geliyor sanki ama psikolojik olarak da oyle hissediyor olabilirim. Biraz da duygusallaşmış olabilirim, az önce Pınar süt reklamına ağladım zira 🙂 Böyle böyle geciyor iste vakit..
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: