İki ayak ameliyatımın üzerinden 18 gün, ikinci sol ayak ameliyatımın üzerinden ise 10 gün geçti. Artık bandajlar yok. Ayakkabı ile rahatça dolaşabiliyorum ama kemiklere takılan metal implantların görevini yapabilmesi, kaynamanın sağlanması için parmaklarımı bükmem yasak hala. Zaten de bükemiyorum, canım yanıyor 🙂 Hareketsizken herhangi bir ağrı olmuyor, ilaçlarım bitti, artık ağrı kesici de almıyorum, sadece akşamları kan sulandırıcı olarak aldığım 1 bebe aspirini var. Çok ayakta kaldığım zamanlarda baş parmağımda zonklamalar oluyordu, yavaş yavaş onlar da azaldı. Baş parmaklarım ile ikinci parmaklarım arasında şeffaf silikon aparatlar var, sürekli takıyorum. Bu hafta hem salı günü hem de bugün pansuman için hastaneye gittik. Bir öncekinde bandajlar çıkartılıp yaraların üzerine gazlı bez ve beyaz bant ile kapatıldı. Bugün ise onlarda çıkartıldı ve yaraların üzerine su geçirmeyen bantlar yapıştırıldı. Böylelikle artık rahatlıkla banyo yapabileceğim. Buna gerçekten çok sevindim ve eve döner dönmez banyo yaptım, tabi ki oturarak 🙂  bundan önceki iki denememde ayaklarıma streç sarmama rağmen bandajlar ıslanmıştı :)) Bir sonraki randevumuz 10 gün sonra, o zaman da dikişler alınacakmış. 

Sol ayağımla ilgili yaşadığım talihsizlik dışında herşey gayet yolunda.

Vee işte ayaklarımın 18 gün önceki ve bugün ki halleri, hayırlı uğurlu olsun 😍


Sol ayağımın vidası gevşediği için yinelenen ameliyatım sabah saat 08:00 civarında başladı, saat 10:00 gibi odama dönmüştüm. Genel anestezi yapıldı ve uyandığımda midem bulanıyordu, 14:30’a kadar yarı uyur yarı uyanık şekildeydim. Ayağıma iki vida ve iki de metal plaka takılmış. Ertesi sabaha kadar ayağa kalkmam yasaklandı. Akşam ağrım oldu ama ağrı kesici serum ile kontrol altına alındı ve rahat rahat uyudum. Sabah uyandıktan sonra Mustafa Bey’in ziyaretini bekledik. Doktorumun nezaretinde ayağa kalktım ve yürüdüm. Haftaya salı günü kontrol için sözleştikten sonra hastaneden çıkış işlemlerimiz başladı, saat 13:00 gibi çıktık ve yarım saat sonra kızıma evime kavuştum. Koltuk değnekleri ile evin içinde yürüyebileceğim ama sadece acil ihtiyaçlar için. Onun dışında bir hafta yatış:) neyse tekrar aynı şeyleri yaşamamak için katlanacağım. Bu arada sağ ayağımda hiç ağrı kalmadı. Ayakkabı ile yürürken oldukça konforluyum.

Ev hallerimiz

Öğlen ilk ameliyat sonrası kontrole gittim. Mustafa Bey’e ilk söylediğim şey sol ayağımda iki gündür yürürken hissettiğim tıkırdama oldu. Bandajlar açıldığında baş parmağımın tarak kemiği ile birlikte aşağı yukarı hareket edebildiğini gördük. Ve tıkırdama o hareketler esnasında elle hissedilebiliyordu. Olasılıklar hakkında kısaca konuştuktan sonra röntgen çektirip durumu netleştirmek üzere tekerlekli sandalye ile radyalojiye götürüldüm. Sonuçlar çıktı ve kötü haber: implant yerinden oynamış, yani basit bir dille vida gevşemiş. 27.07.2017 Perşembe günü bir 15-20 dakika sürecek bir operasyon daha yapılacak ve dikişler tekrar açılıp implant sağlamlaştırılacak, ikinci vida takılacak. Bir gece hastanede kalacağım. Bu durum ile ilgili Mustafa Bey gerçekten üzgün ve mahçup görünüyordu. Ama sanırım bu duruma sebep doktorum değil benim, çünkü kendimi iyi hissettiğim için önerilenden daha uzun süreler ayakta kaldım ve hatta sol ayağımı hafif burkar gibi oldum. 😦 Ameliyat sonrası en önemli kural iki hafta kadar sadece acil ihtiyaçlar için ayağa kalkmak. Bütün bu ameliyat sonrası yazılarımdan çıkarılacak ders budur. Unutmayalım, unutturmayalım..

Sevgiler

Hayaller & Hayatlar 😂

Yine sıkıntısız bir geceydi. Fakat sabah uyandığımda dünkü fazla hareketlerimin sonucu gelişen sağ ayaktaki hafif kanamanın durmadığını, bandaja kadar çıktığını gördüm. Bir de boynum tutulmuş 😅
Kahvaltıdan evvel hastaneyi arayıp pansumana gerek olup olmadığını sordum, evet gelin dediler. Saat 11 gibi evimize yakın olduğu için Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi’ne gittik, acilden giriş yapıp durumu anlattık. Pansumanımı özenle yaptılar, içimiz rahat evimize geri döndük. 
Öğlen annem ve babam 3 çeşit yemekle kapımızı çaldılar. Annem ve babam hem hastanede hem de evde büyük destek oluyorlar bana, sağolsunlar. Hep beraber güzel bir yemek yedik.

Gün boyu hiç ağrım olmadı, ayakkabıya iyice alıştım ama biraz kendimi frenleyip çok da fazla yürümedim. 

Arya Ece ayaktayken kucağıma alamadığım için biraz üzgün, biraz tepkili, üstelik bir de ateşi var. Ben pansumanımı yaptırırken Barış da onu doktora gösterdi, viral bir şeye benziyormuş, boğaz kültürü için örnek alındı, 2 gün sonra sonuç çıkacak. Bu süre içerisinde ateş düşürücüler ile durumu idare edeceğiz:( 

Gece ağrısız ama yine de uykusuz geçti. Arya Ece’nin ateşini kontrol etmek için devamlı uyandım. Beni rahatsız eden tek şey boynumun ağrısı 😦

Sabah yine güzel uyandım. Bugün büyük gün, taburcu oluyorum. Sabahtan Oğuz Bey ziyaretime geldi ve pansumanımı yaptı. Sağ ayağım biraz kızarmış ve ödem yapmış, bu nedenle her ihtimale karşı 10 gün antibiyotik kullanmam gerekecekmiş. Öğlene doğru taburcu işlemleri başladı. Saat 13:00 gibi hastaneden çıktık. Çıkış öncesinde halluks valgus ayakkabısı denen bir ayakkabı verildi, korkunç görünümlü ama bu ayakkabı ile gerçekten çok güzel yürünüyor. Tabanın ön tarafı en olarak daha kısa yapıldığı için yürürken bütün güç topuk tarafında oluyor ve parmaklar kesinlikle acımıyor. Aynı zamanda yürürken destek olması için bir yürüteç de satın aldık, en azından ilk günler alışana kadar rahat ederim diye düşündük. İlaç olarak ilk 10 gün süre ile günde bir defa göbeğe uygulanacak kan sulandırıcı iğne, günde 2 defa ağrı kesici ve yine günde iki defa antibiyotik verildi. İkinci 10 günde sadece ağızdan günde bir defa kan sulandırıcı ilaç kullanacağım.

Ayakkabının vermiş olduğu konfor ile evin içinde biraz fazla dolandım, hatta ayaklarımı streçle sarıp oturarak banyo bile yaptım. Amaa bir de baktım ki sağ ayağım kanamış malesef. İşte bu biraz moralimi bozdu. Demek ki ayakkabıya güvenip çok da ortalarda dolaşmamak gerek..

Ayakkabılarım şöyle;


Akşam biraz ağrım oldu, fakat ikinci gece gibi değildi, ağrı kesici içtim ve çok geçmeden kesildi.

Arya Ece beni görünce çok şaşırmadı nedense, tabi bunda getirdiğimiz balonların ve oyuncağın da etkisi olabilir:) Kızımı çok özlemişim, o da beni özlemiş doğal olarak, bütün gün dibimden ayrılmadı, öğle uykusunu kucak kucağa yaptık, gece de aynı şekilde uyuduk. Bu gece de gayet güzel geçti.

Bu arada Acıbadem Kozyatağı Hastanesinin tüm personeline sonsuz teşekkür ediyorum. Doktorlarım Mustafa Karahan ve Oğuz Durakbaşa başta olmak üzere, hemşireler, misafir ilişkileri, oda servisi son derece ilgili ve güleryüzlüydü. Yemekler çok güzeldi. Tüm sorduğum sorulara sabırla cevap verdiler, tabiri caiz ise bir dediğimi iki etmediler. 4 gün hastanedeydim ama konforum o kadar iyiydi ki neredeyse bana hastane olduğumu hissettirmediler diyebilirim. Tabi ki kimsenin hastane ile işi olmasın ama oldu da benim gibi bir tercih yapmanız gerekirse Acıbadem Grubu Hastanelerini gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz, tavsiye edebilirim.

Sevgiler

Dün geceki aşırı rahat uykudan sonra sabah erkenden uyandım. Minimal düzeyde bir ağrı ile güne başladım. Sadece sabah tuvalete gitmek için ayaklandıktan sonra bir ağrı yükselmesi oldu, yatağa geri döndükten sonra yapılan buz kompresinden sonra o da hafifledi. Tüm gün gayet huzurlu ve sakin bir gün geçirdim. Aslında bugün eve çıkabiliyorduk ama dün akşamki ağrı atağından sonra bu gece de burada kalmayı tercih ettik, zaten doktorlar da öyle uygun gördü sağolsunlar. Bütün gün gayet iyiydim. Epidural katateri yarın çıkartılacak çünkü akşam üzeri kan sulandırıcı iğne yapıldığı için üzerinden en az 8 saat geçmesi gerekiyormuş.

Çok sevdiğim arkadaşlarım Burcu ve İlknur ziyaretime geldi 🙂 Çok mutlu oldum.


Akşam üstü sonda çıkarıldı. Saat 20:00 gibi tuvalete yürüdüm ve sonra olaylar gelişti. Hafif hafif ağrı gelmeye başladı, zaman geçtikçe artıyordu. İki saat kadar sabrettim sonra ağrı kesici serum bağlandı. Epidural ağrı kesici için butona da bastım. Ağrı dün akşamki kadar çok değildi ama yine de fazlaydı işte. Gece yarısına doğru azaldı ve neredeyse tamamen geçti. Bütün gece yine çok rahat uyudum.

Bu arada 2 gecedir refakatçi olarak annem yanımda kalıyor. Eşim Barış ilk gece refakat etti, daha sonraki günler 3 yaşındaki kızımız Arya Ece’nin yanındaydı. Kızım etkilenmesin (ya da en az etkilensin) diye hastane/ameliyat gibi şeylerden bahsetmedik, beni şu an iş seyahatinde sanıyor. Tüm gün okulda olduğu için oyalanıyor ama geceleri babasıyla olması önemli diye düşündük. Akşamları görüntülü konuşuyoruz. Görüşürken normal görünmeye çalışıyorum ama kapattıktan sonra keyfim kaçıyor, kokusu burnumda tütüyor. Tabi malesef gece uykuları huzursuzlaşmış, annem nerede, anneme gidelim diyormuş uyku aralarında. Kimse evlatlarından ayrılmasın, kimse annesinden uzak kalmasın dilerim..

Gece yapılan ağrı kesici serum sayesinde neredeyse sabaha kadar deliksiz uyudum. Sabah alışkanlıkla saat 06:00 gibi uyandım. Hafif ağrım vardı, cihazın butonuna bastım rahatladım.

Saat 08:00 civarında ameliyat ekibinden Doç.Dr.Oğuz Durakbaşa ziyarete geldi. Sağ ayağımın kanaması kesilmemiş, hatta kan izleri bandaja kadar çıkmıştı. Pansuman için önce sağ sonra da sol ayağım açıldı. Sol ayağım biraz şişmiş ve kesiği sağ ayaktakinden sanki biraz daha fazla. Pansuman esnasında sol ayağım da kanamaya başladı ve canım çok acıdı. Bittikten sonra sol ayağım epeyce ağrıyordu. Ağrı kesici yapılmasını istedik, serum takıldı, hemen etki etti, rahatlayıp bir güzel uyumuşum 🙂

Saat 11:45 gibi ameliyatımı gerçekleştiren doktorum Prof.Dr. Mustafa Karahan ziyarete geldi, ayağımda daha fazla ödem olmasını bekliyormuş, gayet iyi durumda olduğunu söyledi. Bugün öğleden sonra topuklara basarak yürütmeyi deneyeceklerini söyledi, sevindim 🙂

Sevindim sevinmesine ama ilk denemede ayağa kalkamadım. İkinci denemede topuklarımın üzerinde biraz da dışa doğru basarak yürümeyi başardım, tabi ki yürüteç ve 2 kişi yardımıyla 🙂 fakat 10.adımda midem bulanmaya başladı, hemen yatağıma geri döndüm. 10 dakika sonra yeniden denedim, bu sefer midem bulanmadı.

Saat 15:30 gibi yeni ayaklarımın röntgenini çekmek üzere radyoloji bölümüne gittik. Tekerlekli sandalyeye ve röntgen masasına oturabilmek için yine ayağa kalkmam gerekti, bu sefer sıkıntı olmadı.

Akşam üzeri arkadaşlarım, kuzenlerim ziyaretime geldi. Saat 9 gibi son ziyaretçilerimizi uğurlarken ağrılarım başladı. Şimdiye kadarki en şiddetli ve ısrarcı ağrılardı bunlar. Önce damar yolundan ağrı kesici verildi, işe yaramadı. İki doz epiduralden ağrı kesici gönderdim, yine işe yaramadı. Saat 23:00 civarında voltaren iğne yapıldı ve nihayet etki etmeye başladı. Sonrasında bütün gece neredeyse kolumu bile kaldırmadan uyudum diyebilirim.

19 Temmuz Çarşamba sabahı saat 06:50 gibi eşimle birlikte Koztayağı Acıbadem Hastanesi’ne giriş yaptık, 07:00 gibi odamızdaydık. Ameliyat kıyafetimi giydim ve saat 08:00 civarında beni ameliyathaneye indirdiler.

İşte ayaklarımın ameliyat öncesi hali:


Ameliyathanede damar yolundan sakinleştirici bir iğne yaparak spinal-epidural anestezi işlemlerini yapabilmek için yan dönmemi istediler, yan döndüğümü hatırlıyorum ama sonrası yok, böylelikle gözümde büyüterek çok acı çekeceğimi düşündüğüm omuriliğe iğne yapılması, kataterin takılması gibi işlemleri hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde bacaklarım uyuşmaya başlamıştı. Sonra uyuklamaya devam ettim. İlk uyanmam sol ayağımın ameliyatı devam ederken oldu, sanırım saat 09:45’ti. Sol tarafımdaki ekrandan anlık çekilen grafileri izledim. Sonra hemşireye uyumak istediğimi söyledim, o da damar yolundan sakinleştirici verdi ve uyudum. Arada gözlerimi açtığımda 1 saat/45 dakika geçmiş oluyordu. Kendimde olduğum zamanlarda yapılan işlemlerden, konuşmalardan çok rahatsız olacağımı düşünmüştüm ama öyle olmadı, daha doğrusu öyle sakinleşmişim ki bütün bunlar umrumda bile olmadı.

İki ayağımın da düzeltildiği bu ameliyat saat 11:40’da tamamlandı. Ayaklarım bandajlandı. Beni ayılma odası denen tarafa aldılar. Bana ameliyat öncesi hem spinal hem de epidural yani kombine anestezi uygulandı. Epidural anestezi ameliyat sonrasını daha rahat geçirebilmek için önemli, çünkü epidural anestezi kataterine hasta kontrollü analjezi/ağrı kesici cihazı denen bir cihaz bağlandı, böylelikle ağrı geldiğinde düğmesine basarak belimdeki kataterle bünyeye ağrı kesici gönderebiliyorum. (Ağrı kesici demek ne kadar doğru bilmiyorum tabi, butona basınca ayaklarım uyuşuyor çünkü, lokal anestezi demek daha doğru olabilir.) Ayılma odasında beklerken hemşire ağrı kesicileri hazırladı, cihaza yerleştirdi ve ben saat 12:20 gibi odama geri geldim.

Sonrasındaki bir kaç saat için hatırladıklarım birbirine karışıyor:) yarı uyur yarı uyanık ve de belden aşağısı uyuşuk olarak akşam üstü oldu. Ayaklarımın üzerinde devamlı buz var. Doktorum akşam üstü ziyaretinde sağ ayakta biraz kanama olduğunu görünce pansuman yapmak için bandajları açtı ve ayağımı öylelikle görebildim. Baş parmağım artık yamuk değil:)))

Bu süreçte beni en çok rahatsız eden şey idrara çıkamamak oldu, mesanem dolu olmasına rağmen yapamıyordum, sonunda saat 20:00 gibi sonda takıldı da ondan sonra rahatladım.

Ayaklarım bandajlı ve evet biraz ağrı oldu ama öyle dayanılamayacak gibi değildi. Ağrı butonu da oldukça işe yaradı, ondaki tek sıkıntı da bence ayakların uyuşukluğunun geçmeye başladığı süreç, devamlı bir karıncalanma hissi bir süre sonra sinir bozabiliyor.

Gece 24:00 gibi damardan bir ağrı kesici yapıldı ve ben sabaha kadar neredeyse mışıl mışıl uyudum, bence ilk gece için mucize gibi bir şey 🙂